Annesi Hamas’ın elinde esir olan İsrailli kadın Gazze’deki halkın cezalandırılmasına karşı

Annesi 7 Ekim’den bu yana Gazze’de esir bulunan İsrailli Neta Heiman, Binyamin Netanyahu hükümetine güvenmediğini ve Gazze halkının cezalandırılmasına karşı olduğunu söyledi.

İsrail’in kuzeyindeki Hayfa kentinde bulunan evinde AA muhabirine konuşan Heiman, ne İsrail’in işgal politikalarından dolayı annesinin ne de Hamas’tan dolayı Gazze’de yaşayan 2 milyon 300 bin civarındaki Filistinlinin cezalandırılmaması gerektiğini belirtti.

Gazze’ye ilaç girişine izin verilmesi gerektiğini dile getiren İsrailli Heiman, “Çünkü Gazze halkının bir suçu yok. Onlar da Hamas’tan dolayı acı çekiyor. Belki bizden bile daha çok çekiyor. İnsani yardımı durdurmamız gerektiğine inanmıyorum.” dedi.

“Netanyahu bir yalancı, sadece kendisini ve ailesini düşünüyor”

Netanyahu’yu “yalancı” olarak tanımlayan Heiman, İsrail hükümetini de Gazze’de bulunan esirlerin kurtarılmasına öncelik vermemekle suçladı.

Heiman, “(Netanyahu) Onun yalancı olduğunu biliyoruz. Hükümete bir yıldır güvenmiyoruz. Bu nedenle de sokağa çıkıp bağırıyoruz. O (Netanyahu) insanları umursamıyor. Kendisi ve ailesi dışında kimseyi umursamıyor.” diye konuştu.

ABD’nin de Gazze’deki esirler arasında sadece kendi vatandaşlarının kurtarılmasıyla ilgilendiğini söyleyen Heiman, “Ne yazık ki annem sadece İsrail vatandaşı. İlk günlerde salıverilen rehineler Amerikan vatandaşlarıydı. Herkes için ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını düşünmüyorum. Öncelikleri kendi vatandaşları, ABD ve Avrupa vatandaşları. Annem sadece bir İsrailli. Uluslararası toplum için düşük öncelikli.” ifadelerini kullandı.

“Barış anlaşması düşmanla yapılır, dostla değil”

İsrail-Filistin çatışmasında her iki tarafın da suçsuz olmadığını savunan Heiman, bu sorunun çözümünün askeri değil siyasi bir anlaşmayla mümkün olabileceği görüşünü dile getirdi.

İki tarafın oturup konuşması ve siyasi bir anlaşmaya varması gerektiğini kaydeden Heiman, “Barış anlaşması için bir düşman olması gerekiyor ve Hamas bizim düşmanımız. Barış anlaşması düşmanla yapılır, dostla değil.” şeklinde konuştu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Anonya Guterres, Hamas’ın, 7 Ekim’de İsrail’de gerçekleştirdiği saldırıları kınayarak, “Ancak Hamas saldırılarının durduk yere ortaya çıkmadığının da bilincinde olmalıyız. Filistin halkı 56 yıldır boğucu bir işgale maruz tutuluyor. Topraklarının adım adım yerleşim yerleri tarafından ele geçirilmesine ve şiddete şahit oluyor. Ekonomileri yıkılmış, insanlar yerlerinden edilmiş ve evleri yerle bir edilmiş durumda. Siyasi çözüme olan inançları yok olmaya başladı.” diye konuşmuştu.

Bu sözlere katılıp katılmadığı yönündeki soru üzerine Heiman, “Buna katılıyorum. Bu uzun süren bir çatışma. Bu çatışmada iki taraf da suçsuz değil. İki taraf da bunu siyasi yollarla çözmedi. Askeri yolları tercih etti.” ifadelerini kullandı.

İsrail toplumunun bu görüşlere katılıp katılmadığı yönündeki soruya Heiman, şöyle cevap verdi:

“Birçok İsrailli bir anlaşma istiyor ancak bunun mümkün olduğuna inanmıyor. Ben ‘Barışın Yanındaki Kadınlar’ isimli bir harekete dahilim. Sloganımız ‘Evet, bu mümkün’ şeklinde. Aynı zamanda Gazze ve Batı Şeria’da da ‘Güneşin Kadınları’ isimli kardeş hareketimiz var.”

“İsrail, işgal ve abluka konusunda haksız”

Gazze’ye 2007 yılından beri uygulanan abluka ve Batı Şeria’da 1967’den beri devam eden işgal konusunda İsrail’in haksız olduğunu kaydeden Heiman, Filistin karşıtı fanatik görüş ve uygulamalarıyla bilinen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e birçok İsraillinin de kızgın olduğunu dile getirdi.

İsrailli güvenlik güçlerini Gazze sınırındaki insanları koruyamamakla suçlayan Heiman, buna da hükümetin politikalarının neden olduğunu söyledi.

Heiman, Hükümetin ve Yahudi yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria’da uyguladığı radikal politikalardan dolayı güvenlik güçlerinin Gazze sınırını korumak yerine yerleşimcileri korumak için Batı Şeria’da bulunmak zorunda kaldığını kaydetti.

Heiman, “Ordu, yasa dışı yerleşim birimlerini korumak için Batı Şeria’ya gitti. Birçok asker, annemi korumak yerine (yasa dışı Yahudi yerleşimlerinde yaşayanları) onları korumak için buraya gitmek zorunda kaldı.” dedi.

Gazze’ye yönelik bir kara harekatının orada esir bulunan annesinin hayatını da tehlikeye atmasından endişe edip etmediği yönündeki soruya Heiman, şöyle yanıt verdi:

“Buna nasıl yanıt vereceğimi bilmiyorum. Birçok genç insan için bir tehlike olacak. İsrailli askerleri kastediyorum. Oğlum, arkadaşlarım var. Bunun bir işe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum. Buna değmeyeceğinden endişeliyim.”

Gazze sınırındaki Nir Oz yerleşim biriminde yaşayan 84 yaşındaki annesi Ditza Heiman’ın Hamas’a mensup silahlı kişiler tarafından kaçırılarak Gazze’ye götürüldüğünü hatırlatan Heiman, “Onun hakkında çok endişeliyim. O yaşlı ve ilaca ihtiyacı var. Bilmiyorum. Salıverilen bir kişi, kilometrelerce yürütüldüklerini söyledi. Annem için yürümek çok zor. Ancak ilaçlarının verildiğini de duyduk. Hamas’ın insani nedenlerle onlara ilaç verdiğini düşünmüyorum. İnsanları iyi durumda tutmak onlar için iyi bir şey. Çünkü diri kişiler, ölü kişilerden daha iyi.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası toplumu, bir an önce İsrailli esirlerin serbest kalmasına yardım etmeye davet eden Neta Heiman, “Her gün bizim için önemli.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x